HAKKIMDA

1974 yılında Antakya’da doğu. İlkokulu İskenderun Namık Kemal ilkokulunda ortaokul ve liseyi İskenderun İstiklal Makzume Anadolu Lisesi’nde okudu. 1992 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. Prof.Dr. Kamil GÜLPINAR 2005 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Prof Dr. Kamil GÜLPINAR 2005-2006 yılları arasında Özel Ankara Güven Hastanesi’nde uzman doktor olarak çalıştı.

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Yorumlar

Kamil hoca, işinin ehli bir hekim olmasının dışında insani değerleri çok yüksek bir insan. Tüm sorumlarımın yanıtını hiç bunalmadan cevaplayan, 7/24 telefonla ulaşabildiğim. Sürecin başından sonuna kadar hep yanımda olan inanılmaz bir doktor. İyikilerim arasında listemin başındaki güzel insan. Sonsuz teşekkürler.

Ferda Önsel ÇETİN

Kamil Hocamın mucize elleriyle bir çok ameliyat geçirdim. Gerek tıbbi bilgisi gerek hastalarına olan manevi yaklaşımı ve tüm ekibinin özeniyle kendinizi güvende hissedebileceğiniz en doğru adrestir. Geçirmiş olduğum operasyonlar sonucu beni tekrar sağlığıma kavuşturan hocama ve tüm ekibine sonsuz teşekkürler ve başarılar.

Tuğba YILDIZ

Hayatımda hiç baygınlık dahi geçirmemiş bir insan olarak tanıştığım hocamın kendine olan öz güveni duruşu bu işin en iyisi benim diyen tavrı vs.. özellikle bana bunu hissettirmesi benim için çok önemli idi☺️ İnanın ameliyatın ne olduğunu nasıl olduğunu dahi sormadım anlatmak istedi ☺️ Anlatırsanız vazgeçebileceğimi söyledim ☺️💁 gerçekten. Eline emeğine yüreğine sağlık Hocam Saygılar…

K. Tolga BAHÇIVAN

Merak Edilenler

Tüp Mide Ameliyatı

Obezite Tedavisi

Mide Balonu

Sıkça Sorulan Sorular

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Tüp mide ameliyatında mide cerrahi işlemle bir tüp haline getirilir. Sindirim sisteminde bu sistemin hemen hemen bütün organları boru şeklindedir. Yemek borusu, bağırsaklar, hepsi ince uzun borular şeklinde organlardır. Bu sistemde bir istisna olan mide daha çok gıda alabilmesi ve depo oluşturması için kese şeklindedir. Ameliyatla midenin büyük bir kısmı geri dönüşü olmayacak şekilde çıkarılır yemek borusunun devamı ve bağırsaklarla devam eden bir sistem haline getirilir. Mideye bir tüp veya başka bir yabancı cisim yerleştirilmez.
Tüp mide ameliyatının tek sonucu midenin hacminin küçültülmesi değildir. Mide küçültülerek tüp şekline getirilirken mideden salgılanan açlık hormonu üzerinde de ciddi etkisi vardır. Yemeğe karşı istek ciddi şekilde azalır, beyin daha az açlık hisseder yani tüp mide ameliyatı sadece mekanik etki değil hormonal etki de oluşturur.

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Yapılır?

• Tüp mide ameliyatı genel anestezi altında yapılır.
• Tüp mide ameliyatı genelde kapalı yani laparoskopik yöntemlerle yapılır. Doktora ve hastaya göre tek delikten veya 4-5 delikten yapılabilir. Delikler çok küçük olduğu için estetik anlamda ileride sorun yaratmaz.
• Ameliyat esnasında hata yapıp mideyi çok küçültmemek için yemek borusunun çapı kadar mide girişine bir kalibrasyon tüpü yerleştirilir. Bu kalibrasyon tüpü sayesinde mide yemek borusunun devamıymış gibi küçültülürken aşırı darlık ve tıkanma oluşması önlenir.
• Damarlanma ve kanamayla ilgili önlemler alındıktan sonra mide özel kesici ve kapatıcı aletlerle (zımbalama) boydan boya kesilir.
• İşlem bittikten sonra ameliyatın başında konulan kalibrasyon tüpü çıkartılır.
• Ameliyat sırasında bir veya birden fazla farklı teknikle kaçak olup olmadığı test edilir. Benzer testler ameliyat sonrasında da yapılabilir.

Tüp Mide Ameliyatı Hangi Hastalar İçin Uygundur?

Tüp mide ameliyatı morbid obez hastalar için uygulanan cerrahi teknikler arasında en çok tercih edilen yöntemdir. Kontrol altına alınamayan diyabet veya ileri derece reflü problemi olan obezite hastalarında tüp mide ameliyatı tavsiye edilmemektedir. Obeziteden ziyade diyabet hedefte ise daha etkili yöntemlerin olduğunu söyleyebiliriz. Tüp mide ameliyatını ileriki zamanlarda diğer ameliyat tekniklerine dönüştürebiliriz. İkinci bir cerrahi ile tüp mideyi mide bypası veya Duodenal Switch gibi metabolik cerrahi tekniklerine dönüştürmek daha rahat ve kolay bir yoldur.

Tüp Mide Ameliyatı Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?

Tüp mide ameliyatından önce hastalar çok büyük tetkiklerden geçer. Tüp mide ameliyatına engel olabilecek mide ülseri, kalp rahatsızlığı gibi sorunların olup olmadığına bakılır. Önce ameliyata engel sorunlar ortadan kaldırılarak hasta cerrahiye uygun hale getirilir. Bazen cerrahi öncesi uygulanan bu tedaviler aylarca sürebilir. Bunun yanında diyet uzmanları, psikoloji ve psikiyatri uzmanları da hastayı kontrol edip ameliyata uygun olup olmadığına karar verir. Önemli olan hastanın obezite ameliyatına problem olmadan girmesidir.
Hasta genelde ameliyat günü hastaneye yatar. Ameliyattan sonra da 2-3 gün hastanede yatılır.
Çok ciddi kilo problemi olan ve özellikle karaciğer yağlanması ön planda olan hastalarda ameliyattan önce 10- 15 günlük özel bir diyet programı uygulanabilir. Bu özel diyet programı ile karaciğeri küçülterek ameliyatın daha risksiz hale getirilmesi hedeflenir.

Tüp Mide Ameliyatında Yaş Sınırı Var Mıdır?

Genel olarak bakıldığında beyinsel ve kişisel gelişimini tamamlamamış bireylerde yani 18 yaştan önce tüp mide ameliyatı dâhil obezite cerrahi tercih edilmemektedir. Ancak çok nadir durumlarda;  uzunca bir süre çocuk psikiyatristi, beslenme, endokrin ve çocuk gelişim uzmanı denetiminde olmasına rağmen yeterli kilo veremeyen, ciddi obezite sınırlarını geçen buna bağlı olarak da erken dönemde ciddi metabolizma sorunları yaşayabilen çocuklarda cerrahi düşünülebilir. Ancak bu çok küçük bir hasta dilimidir.

Bu istisnai durumun haricinde 18 yaşından önce tüp mide ve diğer obezite cerrahileri yapılmamaktadır.

Üst sınır ise klasik bilgiye göre 65 yaş olarak kabul edilmekle birlikte genel durumu iyi, cerrahi işlemi kaldırabilecek ve beklenen hayat süresi uzun olan hastalarda daha ileri yaşlarda da tüp mide ameliyatı yapılabilmektedir.

Tüp Mide Ameliyatında Uygun Kilo Aralığı Nedir?

Obezite ameliyatlarında cerrahi işleme karar verilirken fazla kilo değil vücut kitle indeksi (VKİ) üzerinden hesaplama yapmak daha uygun ve iyi bir yöntemdir. Vücut kitle indeksi hastanın kg cinsinden ağırlığının metre cinsinden boyunun karesine bölünmesidir. Bu hesaplama sonucu çıkan rakam 18-25 arasındaysa vücut kitle indeksi normaldir. 25-30 arası VKİ’ine sahip kişiler obez değildir, bu gruba fazla kilolu denir. Ancak vücut kitle indeksi 30 ve üzerindeki kişiler obezdir. Obez olarak adlandırılan her hasta tüp mide veya diğer obezite cerrahi ameliyatları için uygun hastalar olmazlar.Vücut kitle indeksi 35 ve üzerinde olup beraberinde obezitenin getirdiği rahatsızlıkları ve hastalıkları yaşayan hastalar tüp mide ameliyatına uygundur. Vücut kitle indeksi 40 ve üzerinde olan hastaların hiçbir rahatsızlığı olmasa bile tüp mide ve diğer obezite ameliyatları olabilirler.

Hastanın diyabeti tüm diyet ve medikal tedavi denemelerine rağmen kontrol altına alınamıyorsa hastanın vücut kitle endeksi 30-35 arasında olursa dahi metabolik cerrahi için uygundur.

Laparoskopi Nedir?

Laparoskopi, cerrahlar tarafından cilt üzerinde büyük kesiler açmadan karın boşluğu ve pelvis içerisine ulaşılmasını sağlayan bir cerrahi tekniktir. Minimal invaziv cerrahi olarak da bilinen laparoskopi, laparoskop adı verilen cihazlar ile yapılır. Laparoskop, uç kısmında yüksek çözünürlüklü kamera bulunan ışıklı ince bir tüptür ve karın ya da pelvis içinin rahatlıkla görülebilmesini sağlar. Kameradan elde edilen görüntüler bir monitör üzerine yansıtılır ve cerrah bu monitör üzerinden takip ederek işlemleri gerçekleştirir. Vücut içerisinin görülmesini sağlayan laparoskopun haricinde birkaç adet tüp benzeri aygıt ile de  karın içerisinde gerçekleştirilecek işlemler yapılır. Normal şartlarda açık ameliyat yöntemi ile karın içerisinin net olarak görülebilmesi için büyük bir kesi açılması gerekirken laparoskopi tekniğinde yalnızca birkaç adet 1-1,5 cm boyutlarında kesiye gerek vardır. Komplikasyon riski, iyileşme süresi, ameliyat sonrası iz oluşumu gibi büyük avantajları beraberinde getirir. Önceleri yalnızca safra kesesi ameliyatları ve jinekolojik ameliyatlar için tercih edilen bu yöntem günümüzde karaciğer, bağırsaklar ve diğer birçok organ için teşhis ve tedavi amaçlı tercih edilir.

Laparoskopi Nasıl Yapılır?

Laparoskopi, genel anestezi altında yapılan bir ameliyattır. Hastaların ameliyat öncesinde anesteziye uygunluğuna bakılır. Ameliyattan 12 saat önce hasta yemek yemeyi ve su içmeyi kesmelidir. Ayrıca kan sulandırıcı ilaç kullanan bireylerden de ameliyattan birkaç gün önce bu ilaçları kullanmayı bırakmaları istenir. Ameliyata başlarken cerrah tarafından karın duvarında bir veya birkaç delik açılır. Bu deliklerden laparoskop, karın içerisini karbondioksit ile şişirmek için kullanılan tüp ve küçük cerrahi aletler yerleştirilir. Laparoskopik ameliyatlarda karın içerisi daha iyi bir görüş ve hareket alanı olması için karbondioksit gazı kullanılarak şişirilir. Sonrasında inceleme ve tedaviler kesiler kullanılarak yerleştirilen aletler ile gerçekleştirilir. Ameliyat bittiğinde karın içerisindeki karbondioksit gazı boşaltılır, aletler çıkarılarak kesilere dikiş atılır ve pansuman yapılır. Teşhis amaçlı uygulanan laparoskopik cerrahide işlem süresi genelde 30-60 dakika aralığındadır.Tedavi amaçlı laparoskopilerde ise yapılacak uygulamalara göre ameliyat süresi de değişkendir. Hastalar genelde aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir. Laparoskopik cerrahi, minimal invaziv (az zararlı) bir operasyon olduğundan komplikasyon riski açık operasyonlara oranla çok daha düşüktür. Fakat cerrahi bir girişim olduğundan nadir de olsa enfeksiyon, kesiler çevresinde kanama ve morluk, anesteziye bağlı mide bulantısı ve kusma gibi komplikasyonlar olabilir. Bu ihtimaller nedeniyle hastalar genelde 24 saat müşahede altında tutulur. Bazı hastalarda enfeksiyon riskine karşılık antibiyotik tedavisi uygulanması tercih edilir.

Laparoskopinin Riskleri Nelerdir?

• Açık ameliyata oranla çok daha düşük bir ihtimal olsa da kanama ve damar yaralanmaları ile enfeksiyona maruz kalma durumları söz konusu olabilmektedir.
• Organ yaralanmaları söz konusu olabilmektedir.
• Ameliyat sonrasında kesi yerinin enfeksiyona maruz kalması.

Laparoskopi Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

İlk 12 saat sıvı gıdalar alınmalıdır (Su, meyve suları, ayran vb.). Bulantı kusma olmaz ise katı gıdalara geçilir. Bulantı kusma olması veya karında şişlik olması durumunda doktorunuza haber vermelisiniz. Ameliyattan 48 saat sonra banyo yapılabilir.

Laparoskopi Ameliyatı Sonrası Karın Şişliği Ne Zaman Geçer?

Genelde ilk 1 hafta içinde de bu şişlik giderek azalır. Ameliyattan 1 ya da 2 ay sonra egzersizlere başlanırsa karın bölgesinde herhangi bir şişlik kalmaz. Uzun dönemde ameliyata bağlı karında şişlik olması beklenmez.

Laparoskopiden Kaç Gün Sonra Cinsel İlişkiye Girilir?

Laparoskopi sonrası kısa süreli cinsel aktivite kısıtlaması uygulanır. İnvaziv cerrahi uygulanmadığı durumlarda, işlem sonrası hafif vajinal kanama ve tüplerin kontrolü için uygulanan boya maddesinin mavi rengi birkaç gün devam edebilir. O yüzden üç dört gün sonra seksüel aktivite olabilir.

ÇALIŞMA SAATLERİ

Pazartesi09:00–18:00
Salı09:00–18:00
Çarşamba09:00–18:00
Perşembe09:00–18:00
Cuma09:00–18:00
Cumartesi10:00–14:00
PazarKapalı

İletişim Formu